“BİZ ÇOĞRAFYANIN HUZURUNDAN VE KARDEŞLİĞİNDEN SORUMLUYUZ”

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “Biz sadece 780 bin kilometrekareden sorumlu değiliz, aynı zamanda hep birlikte coğrafyanın huzurundan ve kardeşliğinden sorumluyuz. Afrin’de bunu tesis etmeye çalışıyoruz.” dedi.

Diyarbakır Valiliğince bir otelde düzenlenen “Kanaat Önderleri Buluşması”na görüntülü olarak bağlanan Soylu, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Oynanan oyunların ve kurulan tuzakların Türkiye’yi zayıflatmadığını ve hedeflerinden uzaklaştırmadığını belirten Soylu, bunun aksine birliği kuvvetlendirdiğini kaydetti.

Afrin’e yönelik düzenlenen “Zeytin Dalı Harekatı”na rağmen Türkiye’nin ihracatının ve ekonomisinin büyüdüğünü, turizm rezervasyonlarının arttığını aktaran Soylu, şöyle konuştu:

“Uluslararası arenada eğer zayıf olsaydık herkes bizi bu konuda haklı yöntemlerle taciz etmeye kalkardı. Türkiye’ye bu konuda herhangi güçlü bir taciz söz konusu değil. En önemli zaman dilimi içerisindeyiz. Bir dağın tepesine doğru tırmandığımız şu anda o tepenin en mutena yerinde olduğumuz bir noktadayız. İşte bu noktada yapılması gereken, son 15 yılda kuvvetlendiğimiz bu yürüyüşümüzü devam ettirmektir.”

“Buna müsaade etmemeliyiz”

Soylu, Türkiye’nin, FETÖ, PKK, DEAŞ ve bir takım yasa dışı sol örgütlere karşı büyük bir mücadelenin yanı sıra yasa dışı göçle de mücadele yürüttüğünü belirterek, şöyle devam etti:

“Buna rağmen Türkiye ayaktadır ve dimdiktir. Bugün ihracatımız 150 milyar doları, gelen turist sayısı 32 milyonu aştı. Bunu birlikte sağladık. Bugün dünyada, ‘Biz istediğimiz gibi yaparız.’ değil Türkiye’yi kabul eden, bulundukları her masada ‘Acaba Türkiye bu konuda ne diyor.’ diyen bir anlayışa sahip güçlü bir Türkiye tablosu var. Bunu hep beraber oluşturduk. Yapmak istedikleri basit, bölecekler, zayıflatacaklar, gücümüze azaltacaklar, bizi yasal istikrarsızlıkla, kamu düzeni istikrarsızlığı ile ve birbirimize düşürerek fırsat elde etmeye çalışacaklar. Buna müsaade etmemeliyiz.”

Diyarbakır’da görevlendirme yapılan belediyenin hizmetleriyle gurur duyduklarını vurgulayan Soylu, “Cumhurbaşkanımızın derdi bu milletin değerleri, manevi iklimidir. Bu ülkede herkesin istediğini istediği şekilde anlatabilme, ortaya koyabilmesinin korunmasıdır. Onun derdi, İstanbul’da ve İzmir’de ne varsa Diyarbakır’daki çocuklarımızda da o olsundur.” ifadelerini kullandı.

“Devlet gereğini yerine getirmektedir”

Bakan Soylu, demokrasinin haklara olan saygının ve muhabbetin en önemli iklimi olduğuna işaret ederek, bu iklimin hep birlikte yapılacak çalışmayla oluşturulacağını dile getirdi.

Diyarbakır’da ve bölgede yatırım yapmak isteyenlerin önünü açmanın temel görevleri olduğunu belirten Soylu, “Devlet gereğini yerine getirmektedir. Yatırımı ile huzurun tesisi ile hukukun üstünlüğüyle elinden geleni yapmaktadır. Top sizin ayağınızda. O topu kendi aramızda öyle bir muhabbet iklimine dönüştürmeliyiz ki nifak sokmak isteyenler dumura uğramalıdır. ” dedi.

“Bugün saflarımızı sıklaştırmamızın zamanıdır”

Bölgedeki STK tesilcilerinin ve kanaat önderlerinin sözlerinin ve tutumlarının önemini belirten Soylu, şunları dile getirdi:

“Biz sadece 780 bin kilometrekareden sorumlu değiliz. Biz aynı zamanda hep birlikte coğrafyanın huzurundan ve kardeşliğinden sorumluyuz. Bugün bunu tesis etmeye çalışıyoruz. Afrin’de bunu tesis etmeye çalışıyoruz. Bugün etrafımızdaki coğrafyada ve kendi coğrafyamızın içerisinde bunu tesis etmeye çalışıyoruz. Bunu en tesirli bir şekilde anlatacak olan ve ortaya koyacak olan sizlersiniz. Bugün saflarımızı sıklaştırmanın zamanıdır. Terör örgütlerinin bu memlekete herhangi bir faydası olmadı, kardeşi kardeşe düşürdü, bölgedeki çocuklarımızın yarınına ait ümitlerini yok etti. Buna müsaade etmemeliyiz.”

Bölgenin hem ekonomik hem de turizm açısından “cazibe merkezi” haline geleceğini vurgulayan Soylu, “Diyarbakır 2017’den daha huzurlu olacaktır. Biz sadece terörle mücadele etmiyoruz, uyuşturucu ile de mücadele ediyoruz.” dedi.

“İmanı ve insanlığı en güçlü bir milletiz”

Diyarbakır Valisi Hasan Basri Güzeloğlu ise programda yaptığı konuşmada, Türkiye’nin, kendi sınırları ve dışarıda insanlığın temel değerlerini taşıyan, onlara sahip çıkan bir büyük medeniyet anlayışını temsil ettiğini belirterek, “Maalesef yanı başımızda yaşanan acılar karşısında ve ortaya konulan yıkımlar karşısında maddi ve manevi bu noktada kendisi en ötede bir sorumluluk almaktadır. Bugün belki dünyanın en zengin devleti değiliz ama bilin ki gönlü en zengin, imanı ve insanlığı en güçlü bir milletiz.” diye konuştu.

Programa, kanaat önderlerinin yanı sıra vali yardımcıları, Diyarbakır Belediye Başkanı Cumali Atilla, Bölge Jandarma Komutanı Tümgeneral Halis Zafer Koç, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Ali Demir, İl Emniyet Müdürü Tacettin Aslan, Cumhuriyet Başsavcısı Kamil Erkut Güre de katıldı.