18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi mesajı

Tarihe ve kutlu maziye “demode” demek ve yaşanmış büyük bedellere “klişe” deyip dudak bükmek, aslında kişinin kendi gözlerine kendi elleriyle mil çekmesidir.

Köklerinden utanan, damarında çağlayan sese sağırlaşan bir idrak, kör karanlıkta el yordamıyla yol bulmaya çalışan bir divanelikten farksızdır. Bizim mazimiz; tozlu raflara terk edilecek bir masal olmaktan çok uzaktır ve bizzat bugün attığımız her adımın şaşmaz pusulasıdır.

​Bugün akademinin amfilerinden siyasetin kürsülerine, sırasındaki öğrencisinden sabah “Bismillah” diyerek kepenk açan esnafımıza kadar herkesin hücrelerine kadar hissettiği bir şuur inkişafı var.

Görmek istemeyen gözler bile bu diriliş rüzgarına şahittir. Zira şu dünyanın çok iyi bildiği, ezbere tanıdığı, fakat çoğu zaman kibrinden itiraf etmeye korktuğu somut bir gerçek var: Türkiye, yokluğun bağrından varlık devşiren, imkansızlığın kapılarını iman dolu göğsüyle parçalayıp kendi imkanını yaratan bir kudretin ve büyük bir iradenin adıdır.

İşte Çanakkale, bu topraklarda bizim için “kırılmaz bir ayna”dır. Çanakkale; yüzümüze tuttuğumuzda bugünün iki yüzlü küresel düzenini paramparça eden; hileleri ve sahte suratları un ufak eden sırrına erilmez aynadır.

Biz o aynaya her baktığımızda; barut dumanları arasında parlayan çelik gibi bir kederi, paramparça olmuş çarıkların içinden zamana yürüyen soylu öfkeyi ve dağları deviren muhteşem nidaları görürüz.

O ayna yere düşse de kırılmaz, o ayna asırlar geçse de çatlamaz. Çünkü onun sırrı toprağa düşen kınalı kuzuların kanıyla çekilmiştir.

Bu duygu ve düşüncelerle; bu kırılmaz aynanın asıl sahipleri olan Çanakkale şehitlerimizi, Anafartalar Kahramanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, vatan sathını namahrem elinden çekip çıkaran İstiklal Harbi kahramanlarımızı; “bu ezanlar susmasın, bu bayrak inmesin” diye karlı dağlarda toprağa düşen terörle mücadele şehitlerimizi ve çıplak elleriyle namluları ezerek destan yazan 15 Temmuz’un yiğit şehitlerini rahmetle yad ediyorum.

​Ebediyete irtihal eden gazilerimize Allah’tan rahmet diliyor, hayatta olan kahraman gazilerimize şükranlarımı sunuyorum. Aslan parçalarımızı doğurup şahadeti ve acısını duyduğunda bağrına taş basan, gözyaşını içine akıtıp da “Vatan sağ olsun” diyebilen başımızın tacı şehit ve gazi ailelerimizin önünde hürmetle ve minnetle eğiliyorum. Rabbim Türkiye’yi korusun ve kollasın.