15 Temmuz Mesajı

“Hep aynı oyunları kurdular, yine aynı sonucu alacaklarını zannettiler. Hep aynılardı, hep aynı kalacaklarını zannettiler…

Bugüne kadar yaşadığımız her darbenin tamamlayıcısı, her ihaneti aşan bir örgütlü kötülüğe karşı; milletimizin iradesiyle yazılmış en kararlı cevabın yıl dönümündeyiz.

15 Temmuz; bir milletin yeniden dirilişi, dimdik duran yüreklerin adıdır. Milletin korkuyu cebine koyup sokağa çıktığı; ekranlara ve anlatılara sığmayan bir cesaretin tarihidir.

Bazıları zannetti ki biz unutkanız, hatta unutmak zorundayız. 27 Mayısla ve Rahmetli Menderes’in akıbetiyle tehdit ettiler. 12 Eylül 1980 darbesiyle Rahmetli Erbakan, Rahmetli Demirel, Rahmetli Türkeş, Rahmetli Ecevit gibi bu milletin selametini isteyen kim varsa ya susturmak istediler ya yolunu kestiler ya da sesini kısmaya çalıştılar. 28 Şubat ile inancı suç, kimliği mahkûm, değerleri tehdit ettiler. Zannettiler ki birkaç gün geçince her şey silinir. Bir açıklamayla susarız, bir manşetle dağılırız. Oysa biz sustuysak zamanı geldiğinde konuşmak için sustuk. Ve o gece, o zaman geldi.

Türkiye 15 Temmuz’da sadece bir darbeyi püskürtmedi. Ona çizilmeye çalışılan haritayı da yırtıp attı. Zihnimize vurulmak istenen prangaları parçaladı. Milletin iradesi, devletin kararlılığıyla buluştu. Kurşunlar yağarken yükselen şey; bu milletin onuruydu, cesaretiydi ve kararlılığıydı.

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, 15 Temmuz’un ardından başlatılan büyük yürüyüş; sadece vesayetin kalıntılarını söküp atmakla kalmadı, Türkiye’yi devler ligine taşıma kararlılığını da devlet aklının merkezine yerleştirdi.

Bu menzile varmak zahmetsiz olmadı. Nice badire aşıldı, nice tuzak bozuldu. Ama milletin cesaretiyle, liderinin kararlılığıyla, yönünü “Türkiye Yüzyılı” hedeflerine çevirmiş Cumhur İttifakı’yla bu zorlukların tamamı aşılabildi. Çünkü bu birliktelik bir milletin kaderini omuzlama iddiasıdır. Sayın Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi “halkın gücünün üstünde bir güç ben tanımadım bugüne kadar”. Çünkü yaşamaya yalnızca bir lütuf olarak değil aynı zamanda bir sorumluluk olarak bakıyoruz. Ve biz o sorumluluğun nöbetindeyiz. Bu milletin, bu devletin, bu vatanın her taşından, her ağacından, her insanından ve geleceğinden sorumluyuz.

15 Temmuz bir gecenin değil bir duruşun yıl dönümüdür. O gece yazılan destanın her harfi, bugün kurduğumuz cümleleri inşa etmiştir.

Bu vesileyle; 15 Temmuz’da şehadete yürümüş, Türkiye’nin onlarca yıllık terörle mücadelesinde şehit olmuş bütün kahramanlarımıza ve ebediyete irtihal etmiş kahraman gazilerimize Cenabı Allah’tan rahmet diliyorum. Gazilerimize minnetimizi ifade ediyorum. Aziz milletimizin her bir ferdine, bu onurlu direnişin bir parçası oldukları için şükranlarımı sunuyorum. 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günümüz kutlu olsun.”